"replenishing" بـTurkish
التعريف
Tükenen veya azalan bir şeyi yeniden doldurma veya eski haline getirme işlemi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmî ya da yarı resmî durumlarda, genellikle sıvılar, malzemeler veya enerji için kullanılır. İnsanlar için doğrudan kullanılmaz; 'enerjini yenilemek' gibi kullanılır.
أمثلة
She is replenishing her water bottle.
O, su şişesini **yeniliyor**.
The store is replenishing its shelves every morning.
Mağaza, her sabah raflarını **yeniliyor**.
Farmers are replenishing the soil with nutrients.
Çiftçiler, toprağa besin maddeleri ile **yenileme** yapıyor.
After a long hike, replenishing your energy is important.
Uzun bir yürüyüşten sonra enerjini **yenilemek** önemlidir.
The hotel staff are busy replenishing towels in all the rooms.
Otel personeli odalardaki havluları **yenilemekle** meşgul.
He spent the afternoon replenishing his art supplies before starting a new project.
Yeni projeye başlamadan önce, öğleden sonrasını sanat malzemelerini **tekrar doldurmakla** geçirdi.