"reliever" بـTurkish
التعريف
Rahatlatıcı, ağrı, stres veya zorluğu azaltan şey veya kişidir. Spor dallarında, özellikle beyzbolda, rahatlatıcı atıcı, başlangıç atanından sonra oyuna giren yedek atıcıya denir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
‘Pain reliever’ ağrı kesici anlamına gelir, ‘stress reliever’ ise stresi azaltan yöntemler için kullanılır. Her yardımcıya 'reliever' denmez; daha çok ani veya geçici rahatlamalar için kullanılır. Beyzbolda ise yedek atıcı için yaygındır.
أمثلة
I took a reliever for my headache.
Baş ağrım için bir **ağrı kesici** aldım.
This cream is a good reliever for skin irritation.
Bu krem cilt tahrişine karşı iyi bir **rahatlatıcı**dır.
The team sent in a reliever to pitch the last inning.
Takım son devrede bir **rahatlatıcı atıcı** gönderdi.
Yoga is a great reliever of stress after a busy day.
Yoga, yoğun bir günün ardından stres için harika bir **rahatlatıcı**dır.
When my back hurts, I always look for a quick reliever.
Sırtım ağrıdığında her zaman hızlı bir **rahatlatıcı** ararım.
The coach relies on his best reliever to save tough games.
Antrenör, zorlu maçları kurtarmak için en iyi **rahatlatıcı atıcı**sına güvenir.