"rejuvenating" بـTurkish
التعريف
Kendinizi yeniden genç, enerjik veya tazelenmiş hissetmenizi sağlayan şey. Genellikle deneyim, tedavi veya yerler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'rejuvenating effect', 'rejuvenating experience' gibi deneyim, tedavi veya yerler için sıfat olarak kullanılır. Yemek veya içecekler için kullanılmaz. 'Refreshing' kelimesinden daha resmidir.
أمثلة
The spa offered a rejuvenating massage.
Spada **gençleştirici** bir masaj sunuldu.
A walk in nature can be very rejuvenating.
Doğada yürüyüş yapmak çok **gençleştirici** olabilir.
The rejuvenating treatment made her skin look younger.
**Gençleştirici** tedavi cildini daha genç gösterdi.
That yoga class was so rejuvenating after a stressful week.
Yoğun bir haftadan sonra o yoga dersi çok **gençleştirici** oldu.
There’s something rejuvenating about spending a day at the beach.
Bir günü plajda geçirmenin **gençleştirici** bir yanı var.
These rejuvenating moments help me cope with daily stress.
Bu **gençleştirici** anlar günlük stresle başa çıkmamı sağlıyor.