"reinforces" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi daha güçlü veya etkili hale getirmek; hem somut hem soyut durumlarda kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'reinforces' daha çok fikir, argüman veya yapı için kullanılır; canlılar için kullanılmaz. 'supports'tan daha güçlü bir etki belirtir.
أمثلة
The teacher reinforces the lesson with examples.
Öğretmen, dersi örneklerle **pekiştirir**.
Steel reinforces concrete in buildings.
Çelik binalardaki betonu **güçlendirir**.
This rule reinforces safety at work.
Bu kural işte güvenliği **pekiştirir**.
Hearing the news only reinforces my decision to leave.
Haberi duymak sadece ayrılma kararımı daha da **güçlendirir**.
This study reinforces what we already know about climate change.
Bu çalışma, iklim değişikliği hakkında zaten bildiklerimizi **güçlendirir**.
His reaction just reinforces the stereotype.
Onun tepkisi, sadece bu stereotipi daha da **pekiştirir**.