"reflected" بـTurkish
التعريف
Ayna veya su gibi bir yüzeyde görüntü olarak görülen ya da bir şeyin (örneğin duygu veya düşünce) dışa vurulmasıdır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hem fiziksel yüzeylerde (ayna, su) hem de soyut anlamda (duygu, düşünce) kullanılır. Genellikle edilgen yapıda ('in the mirror', 'by…'). 'Refleks' (vücut tepkisi) ile karıştırmayın.
أمثلة
Her face was reflected in the mirror.
Yüzü aynada **yansıtılmıştı**.
The mountain was reflected in the lake.
Dağ gölde **yansımıştı**.
His sadness was reflected in his eyes.
Üzüntüsü gözlerine **yansımıştı**.
Her laughter reflected her happiness.
Kahkahası mutluluğunu **yansıtıyordu**.
The changes were reflected in the final report.
Değişiklikler nihai raporda **yansıtılmıştı**.
I could see the city lights reflected on the water.
Şehir ışıklarının suya **yansıdığını** gördüm.