"reciprocate" بـTurkish
التعريف
Birinin gösterdiği duygu, davranış veya iyiliğe aynı şekilde karşılık vermek. Genellikle sevgi veya jest karşılığı için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha resmî bir ifadedir. 'Reciprocate feelings' ('duygulara karşılık vermek') gibi ifadelerde kullanılır. Duygusal veya nazik ortamlarda yaygındır.
أمثلة
I helped her move, and she reciprocated by baking me a cake.
Ona taşınmasına yardım ettim, o da bana kek yaparak **karşılık verdi**.
If someone smiles at you, it is polite to reciprocate.
Biri size gülümserse, **karşılık vermek** kibarlık olur.
He wanted to reciprocate her kindness.
Onun nezaketine **karşılık vermek** istedi.
She confessed her feelings, but he couldn't reciprocate.
O hislerini anlattı ama o **karşılık veremedi**.
I really appreciate your invitation, and I’d love to reciprocate sometime.
Davetini gerçekten takdir ediyorum, bir gün ben de **karşılık vermek** isterim.
Gifts are meant to be given without expecting the other person to reciprocate.
Hediyeler, karşınızdakinin **karşılık vermesini** beklemeden verilir.