"recalcitrant" بـTurkish
التعريف
Otoriteye, kurallara veya emirlere inatla karşı çıkan ya da uymayan kimse veya şey.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'recalcitrant' resmî ve edebi bir kelimedir; genellikle otoriteye veya kurallara dirençli davranışları (çocuk, çalışan, hayvan gibi) tanımlar. Günlük konuşmada nadiren kullanılır.
أمثلة
The recalcitrant student refused to do his homework.
**İnatçı** öğrenci ödevini yapmayı reddetti.
The dog was recalcitrant and would not listen to commands.
Köpek **inatçıydı** ve komutları dinlemedi.
Sometimes, children can be recalcitrant at bedtime.
Bazen çocuklar yatma vaktinde **inatçı** olabilir.
He’s always been a recalcitrant employee, questioning every rule.
O, her zaman her kurala karşı çıkan **inatçı** bir çalışan oldu.
Negotiating with recalcitrant politicians can be exhausting.
**İnatçı** politikacılarla müzakere etmek yorucu olabilir.
Despite several warnings, the committee remained recalcitrant.
Birçok uyarıya rağmen, komite **inatçı** kaldı.