"rebuke" بـTurkish
التعريف
Birinin bir hata yapması durumunda ona sert veya kızgın bir şekilde konuşmak ya da güçlü bir şekilde onaylamadığını ifade etmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Azarlama' ve 'kınama', 'azarlamak' veya 'haşlamak'tan daha resmidir. Yetkili, ciddi konuşmalarda veya yazılı ifadelerde tercih edilir. Hem fiil hem isim olarak kullanılabilir.
أمثلة
The teacher rebuked him for being late.
Öğretmen, geç kaldığı için onu **azarladı**.
She received a sharp rebuke from her boss.
Patronundan sert bir **azarlama** aldı.
He felt bad after his mother's rebuke.
Annesinin **azarlamasından** sonra kendini kötü hissetti.
"Don't ever do that again!" she rebuked him in front of everyone.
"Bunu bir daha yapma!" diyerek onu herkesin önünde **azarladı**.
Public rebuke can be embarrassing, so most managers prefer private feedback.
Herkesin önünde **azarlama** utanç verici olabilir, bu yüzden çoğu yönetici özel geri bildirim vermeyi tercih eder.
The senator's comments sparked a harsh rebuke from her colleagues.
Senatörün açıklamaları, meslektaşlarından sert bir **kınama**ya yol açtı.