"readjusting" بـTurkish
التعريف
Bir değişiklikten sonra tekrar ayarlamak veya yeni duruma uyum sağlamak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hem fiziksel nesnelerde (örn: sandalye) hem de alışkanlıklarda veya rutinlerde değişiklikten sonra kullanılır.
أمثلة
She is readjusting her chair to make it more comfortable.
Daha rahat olması için sandalyesini **yeniden ayarlıyor**.
After moving to a new city, he is still readjusting to his new job.
Yeni bir şehre taşındıktan sonra hâlâ yeni işine **yeniden ayarlanmaya** çalışıyor.
The company is readjusting its plans after the market change.
Şirket, piyasa değişikliklerinden sonra planlarını **yeniden ayarlıyor**.
It took me a while, but I’m finally readjusting to waking up early for work.
Biraz zaman aldı ama sonunda işe erken kalkmaya **yeniden alışıyorum**.
Kids are still readjusting after the long summer break.
Çocuklar uzun yaz tatilinden sonra hâlâ **yeniden uyum sağlıyor**.
I keep readjusting my glasses, but they still feel crooked.
Gözlüğümü sürekli **yeniden ayarlıyorum**, ama hâlâ yamuk duruyorlar.