"reach an impasse" بـTurkish
التعريف
Taraflar anlaşamadığında ve ilerleme mümkün olmadığında oluşan durum.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Müzakere ve anlaşmazlıklarda sık kullanılır. 'Çıkmazı aşmak' veya 'yeni yol bulmak' gerekebilir. Resmi ve gayriresmi ortamlarda rastlanır.
أمثلة
The two teams reached an impasse during the meeting.
İki ekip toplantıda **çıkmaza girdi**.
Negotiations reached an impasse and stopped.
Müzakereler **çıkmaza girdi** ve durdu.
The discussion reached an impasse because no one would compromise.
Kimse uzlaşmak istemediği için tartışma **çıkmaza girdi**.
We tried everything, but finally reached an impasse and had to call for mediation.
Her şeyi denedik ama sonunda **çıkmaza girdik** ve arabulucu çağırmak zorunda kaldık.
Whenever politics are involved, it’s easy to reach an impasse.
Siyaset işin içine girince, **çıkmaza girmek** kolay olur.
They debated for hours but eventually reached an impasse on the new policy.
Saatlerce tartıştılar ama sonunda yeni politika konusunda **çıkmaza girdiler**.