"rapt" بـTurkish
التعريف
Bir şeye o kadar ilgi veya hayranlık duymak ki tamamen ona odaklanmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'attention', 'gaze', 'silence' ile beraber kullanılır. Sıradan ilgiden çok daha derin bir hayranlık ya da odaklanma durumunu anlatır.
أمثلة
The children listened with rapt attention to the story.
Çocuklar hikayeyi **büyülenmiş** bir dikkatle dinledi.
She watched the painting in rapt silence.
Tabloya **kendinden geçmiş** bir sessizlikle baktı.
The audience sat rapt during the performance.
Seyirciler gösteri sırasında **büyülenmiş** halde oturdu.
He was so rapt that he didn't hear me come in.
O kadar **kendinden geçmişti** ki içeri girdiğimi duymadı.
She told her story, and everyone was rapt.
Hikayesini anlattığında herkes **büyülenmişti**.
The kids were rapt as they watched the magician's tricks.
Çocuklar sihirbazın numaralarını **büyülenmiş** şekilde izledi.