اكتب أي كلمة!

"put all your eggs in one basket" بـTurkish

tüm yumurtalarını aynı sepete koymak

التعريف

Tek bir plan, fikir veya yatırıma tüm umudu bağlamak; başka seçenekleri göz önünde bulundurmamak.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Günlük konuşmada tavsiye veya uyarı amacıyla kullanılır. Özellikle finans veya önemli kararlar için çeşitlendirme önerir.

أمثلة

It's dangerous to put all your eggs in one basket when investing your money.

Paranı yatırırken **tüm yumurtalarını aynı sepete koymak** tehlikelidir.

You shouldn't put all your eggs in one basket with your college applications.

Üniversite başvurularında **tüm yumurtalarını aynı sepete koymamalısın**.

He put all his eggs in one basket when he started that business.

O, o işi kurarken **tüm yumurtalarını aynı sepete koydu**.

Don't put all your eggs in one basket—apply for a few different jobs just in case.

**Tüm yumurtalarını aynı sepete koyma**—ne olur ne olmaz, birkaç farklı işe başvur.

I learned the hard way not to put all my eggs in one basket after losing all my money on one stock.

Tek bir hisseyle tüm paramı kaybedince, **tüm yumurtalarımı aynı sepete koymamam** gerektiğini acı bir şekilde öğrendim.

She always tells her children not to put all their eggs in one basket when making big decisions.

Çocuklarına büyük kararlar alırken **tüm yumurtalarını aynı sepete koymamalarını** her zaman söyler.