اكتب أي كلمة!

"push the panic button" بـTurkish

panik yapmakpaniğe kapılmak

التعريف

Stresli bir durumda sakin kalmak yerine aniden korku veya kaygı ile tepki vermek.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Gayri resmi ve deyimsel bir ifadedir; genellikle gereksiz panik veya aşırı tepki vermemek gerektiğinde uyarı olarak kullanılır. Sıkça olumsuz şekilde geçer: 'Don't push the panic button.' Gerçek bir düğme ile ilgili değildir.

أمثلة

Don't push the panic button just because you're late.

Sadece geç kaldın diye **panik yapma**.

When the fire alarm rang, he pushed the panic button and started screaming.

Yangın alarmı çalınca, **panik yaptı** ve bağırmaya başladı.

Try not to push the panic button during exams.

Sınavlarda **panik yapmamaya çalış**.

She really pushed the panic button when she lost her wallet in the city.

Şehirde cüzdanını kaybedince gerçekten **panikledi**.

There's no need to push the panic button—everything will work out.

**Panik yapmaya gerek yok**—her şey yoluna girecek.

Whenever things get tough, he tends to push the panic button instead of thinking things through.

İşler zorlaştığında o, düşünmek yerine hemen **panik yapmaya** eğilimlidir.