"push at" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi (genellikle ellerle) hareket ettirmek için kuvvet uygulamak. Aynı zamanda bir kuralı veya fikri değiştirmeye ya da sorgulamaya çalışmak anlamına da gelebilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Push at' hem fiziksel nesneler (ör. kapı) için, hem de mecazi olarak sınırları zorlamak ('push at the boundaries') için kullanılır. Tek başına 'push' kadar yaygın değildir.
أمثلة
Please push at the door to open it.
Lütfen kapıyı açmak için **itin**.
The child tried to push at the heavy box.
Çocuk ağır kutuyu **itmeye** çalıştı.
Try not to push at the window because it might break.
Camı **itmeye** çalışma, kırılabilir.
He loves to push at the rules whenever he can.
Fırsat buldukça kuralları **zorlamayı** sever.
She kept pushing at the boundaries in her research.
Araştırmasında sürekli sınırları **zorladı**.
If you push at that idea, you might find new solutions.
O fikri biraz **zorlarsan**, yeni çözümler bulabilirsin.