"projectiles" بـTurkish
التعريف
Bir silah veya cihazdan fırlatılan veya atılan nesnelerdir. Örneğin mermi, taş, ok gibi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Teknik ve askeri alanlarda kullanılır. Kendi kendine hareket eden nesneler (uçak gibi) için kullanılmaz. 'Mermi fırlatmak', 'uçan mermiler' gibi ifadelerde geçer.
أمثلة
The soldier dodged several projectiles.
Asker birkaç **mermi**den kaçındı.
Rocks can be dangerous projectiles in a storm.
Fırtınada taşlar tehlikeli birer **fırlatılan cisim** olabilir.
Ancient armies used arrows as projectiles.
Antik ordular okları **fırlatılan cisim** olarak kullandı.
The riot police wore shields to protect themselves from flying projectiles.
Çevik kuvvet polisi uçan **mermilerden** korunmak için kalkan taktı.
Be careful—kids sometimes throw unexpected projectiles at the playground.
Dikkatli ol—çocuklar bazen oyun alanında beklenmedik **fırlatılan cisimler** atabiliyor.
When testing the new catapult, the engineers tracked where the projectiles landed.
Yeni mancınık test edilirken mühendisler **fırlatılan cisimlerin** nereye indiğini takip etti.