"procrastinate" بـTurkish
التعريف
Özellikle önemli bir işi yapmak istemediğiniz için bilerek ertelemek ya da geciktirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle akademik, iş veya kişisel gelişimle ilgili durumlarda geçer. Zorunlu gecikmelerde değil, isteyerek ertelemede kullanılır.
أمثلة
I always procrastinate when I have to clean my room.
Odamı temizlemem gerektiğinde hep **erteleyip** dururum.
Do not procrastinate on your homework.
Ödevini **erteleme**.
She tends to procrastinate before exams.
Sınavlardan önce **oyalanma** eğiliminde.
If you procrastinate too long, the work just piles up.
Çok uzun **oyalanırsan**, işler sadece birikir.
I sometimes procrastinate by watching videos instead of getting things done.
Bazen işlerimi yapmak yerine video izleyerek **oyalanırım**.
Everyone procrastinates sometimes—don’t be too hard on yourself.
Herkes bazen **oyalanır**—kendine çok yüklenme.