"prioritized" بـTurkish
التعريف
Bir konunun diğerlerinden daha önemli olarak belirlenip önce ilgilenilmesi. Genellikle görevler, sorunlar veya sorumluluklar için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla iş ve resmi ortamlarda kullanılır. Genellikle edilgen şeklindedir: 'Bu görev önceliklendirildi.' Kişiler için de kullanılabilir ama çoğunlukla işler için geçerlidir. Resmi bir ifadedir; günlük konuşmada 'önce yapmak' veya 'ilk sıraya koymak' denir.
أمثلة
The manager prioritized the most urgent tasks.
Yönetici en acil görevleri **önceliklendirdi**.
She prioritized her health over her job.
O sağlığını işinin önüne **koydu**.
We prioritized cleaning before guests arrived.
Misafirler gelmeden önce temizliği **önceliklendirdik**.
Getting enough sleep wasn't something I prioritized in college.
Üniversitede yeterince uyumak benim için **öncelikli değildi**.
Customer emails were always prioritized in our workflow.
Müşteri e-postalarına iş akışımızda her zaman **öncelik verildi**.
"You should've prioritized studying for the test," his teacher said.
"Sınava çalışmayı **önceliklendirmeliydin**," dedi öğretmeni.