"pressurized" بـTurkish
التعريف
Hava veya gaz belirli bir basınçla doldurulmuş (çoğunlukla çevreden yüksek). Bir kişinin veya durumun baskı altında olması anlamına da gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'basınçlı' genellikle teknik cihazlar için, 'baskı altında' ise stresli kişiler veya durumlar için kullanılır. 'basıncı alınmış' ile karıştırılmamalı.
أمثلة
The airplane has a pressurized cabin.
Uçakta **basınçlı** bir kabin var.
We stored water in a pressurized tank.
Suyu **basınçlı** tankta depoladık.
The diver used a pressurized air cylinder.
Dalgıç **basınçlı** hava tüpü kullandı.
She felt pressurized to finish the project quickly.
Projeyi çabucak bitirmesi için kendini **baskı altında** hissetti.
Is this bottle pressurized? Be careful when you open it.
Bu şişe **basınçlı** mı? Açarken dikkatli ol.
I don't want to feel pressurized into making a decision.
Karar vermek konusunda **baskı altında** kalmak istemem.