"preciously" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi çok değerli veya sevgili olduğu için büyük özenle yapmak ya da bazen aşırı ölçüde yapmacık ve nazik görünmeye çalışmak anlamına gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle edebi ya da resmi bir anlamda kullanılır. Hem bir şeye gösterilen büyük özeni hem de aşırı yapmacık davranışları tanımlamak için kullanılır. 'Precisely' (tam olarak) ile karıştırmayın.
أمثلة
He preciously wrapped every present, making sure each bow was perfect.
Her bir hediyeyi **özenle** sardı ve her fiyongun kusursuz olmasına dikkat etti.
She walked preciously across the stage, trying to look elegant.
Sahnede **yapmacık bir şekilde** yürüdü, zarif görünmeye çalışıyordu.
She held the gift preciously in her hands.
Hediyeyi ellerinde **özenle** tuttu.
The old letters were preciously stored in a box.
Eski mektuplar bir kutuya **özenle** yerleştirilmişti.
He preciously arranged his toy collection on the shelf.
Oyuncak koleksiyonunu rafa **özenle** dizdi.
The actor spoke so preciously that no one took him seriously.
Oyuncu o kadar **yapmacık bir şekilde** konuştu ki kimse onu ciddiye almadı.