"praiseworthy" بـTurkish
التعريف
İyi davranış, nitelik ya da çabalarından dolayı takdir edilmeye, övgüye layık olan birini veya bir şeyi ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi veya yazılı dilde, birinin çabalarını ya da niteliklerini övmek için kullanılır. 'Övgüye değer çaba' gibi ifadelerle sıkça geçer, günlük konuşmada ise çok yaygın değildir.
أمثلة
Her praiseworthy actions helped many people in need.
Onun **övgüye değer** davranışları, ihtiyaç duyan birçok insana yardımcı oldu.
Donating to charity is a praiseworthy habit.
Hayır kurumuna bağış yapmak **övgüye değer** bir alışkanlıktır.
That was a praiseworthy effort from the entire team.
Tüm takımın gösterdiği **övgüye değer** bir çabaydı.
Your patience in that situation was truly praiseworthy.
O durumda gösterdiğin sabır gerçekten **takdire şayandı**.
His volunteer work is not only impressive, it's absolutely praiseworthy.
Gönüllü çalışması sadece etkileyici değil, kesinlikle **övgüye değer**.
What she did was nothing short of praiseworthy.
Onun yaptığı şey tam anlamıyla **övgüye değer**di.