"pounded" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi kuvvetlice tekrar tekrar vurmak veya ezmek. Yüksek ses veya kalp atışını anlatmak için de kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'pounded garlic' sarımsağı ezmek anlamında, 'pounded on the door' kapıyı şiddetle çalmak. Yüksek ses ve kalp atışında da kullanılır. 'Ground' ile karıştırmayın.
أمثلة
She pounded the spices in a mortar.
Havanla baharatları **ezdi**.
He pounded on the door until someone opened it.
Biri açana kadar kapıyı **vurup durdu**.
My heart pounded with excitement.
Heyecandan kalbim **şiddetle atıyordu**.
The rain pounded against the windows all night.
Yağmur bütün gece boyunca pencerelere **şiddetle vuruyordu**.
His head pounded after the loud concert.
Gürültülü konserden sonra başı **zonkluyordu**.
The workers pounded the pavement during the protest march.
İşçiler protesto yürüyüşü sırasında kaldırımda **yürüdü**.