اكتب أي كلمة!

"polisher" بـTurkish

cilalayıcıparlatma makinesi

التعريف

Cilalayıcı, yüzeyleri ovalayarak veya parlatıp pürüzsüz ve parlak hale getiren kişi veya makinedir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Genellikle zemin, ayakkabı veya araba gibi yüzeyleri parlatan elektrikli aletler veya bu işi yapan kişiler için kullanılır. Teknik veya iş ortamında geçer.

أمثلة

The floor polisher made the tiles shine.

Zemin **cilalayıcı**sı fayansları parlattı.

She used a shoe polisher to clean her boots.

Çizmesini temizlemek için ayakkabı **cilalayıcı**sı kullandı.

My father works as a car polisher.

Babam araba **cilalayıcı**sı olarak çalışıyor.

Do you know how to use this electric polisher?

Bu elektrikli **cilalayıcı**yı nasıl kullanacağını biliyor musun?

The marble looked dull until someone brought a polisher.

Birisi bir **cilalayıcı** getirene kadar mermer mat görünüyordu.

After an hour with the polisher, the floor looked brand new.

Bir saat **cilalayıcı** ile uğraştıktan sonra zemin yepyeni görünüyordu.