"pleural" بـTurkish
plevral
التعريف
Akciğerleri ve göğüs boşluğunun iç yüzeyini saran ince zar (plevra) ile ilgili olan.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Yalnızca tıbbi terimlerde kullanılır. 'Pleural effusion' (plevral efüzyon), 'plevral boşluk' gibi ifadelerde geçer.
أمثلة
A pleural membrane covers the lungs.
**Plevral** zar akciğerleri sarar.
Doctors found fluid in the pleural cavity.
Doktorlar **plevral** boşlukta sıvı buldu.
Pleural diseases can affect breathing.
**Plevral** hastalıklar nefes almayı etkileyebilir.
The patient is being treated for a pleural infection.
Hasta, **plevral** enfeksiyon için tedavi görüyor.
She developed a pleural effusion after surgery.
Ameliyattan sonra **plevral** efüzyon gelişti.
A chest X-ray can show pleural thickening.
Bir göğüs röntgeni **plevral** kalınlaşmayı gösterebilir.