"play upon" بـTurkish
التعريف
Bir duyguyu, fikri veya kelimeyi kendi çıkarı için kullanmak, çoğu zaman manipüle ederek. Aynı zamanda kelime oyunları yapmak anlamına da gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Yarı resmi; genellikle birinin duygularını manipüle etmek ("play upon someone's fears") veya kelime oyunu yaparken kullanılır. Sadece "play" ile aynı değildir; bir tür istismar ima edilir.
أمثلة
Politicians often play upon people's hopes and fears.
Siyasetçiler genellikle insanların umutları ve korkuları ile **istismar eder**.
He loves to play upon words and make puns.
Kelimeler üzerinde **oynamayı** ve kelime oyunu yapmayı çok sever.
Advertisements sometimes play upon our emotions to make us buy things.
Reklamlar bazen bir şey almamızı sağlamak için duygularımız ile **oynayabilir**.
That comedian loves to play upon words—he always has a clever pun ready.
O komedyen, kelimeler ile **oynamaya** bayılır—daima hazır bir kelime oyunu vardır.
The commercial really played upon nostalgia to sell their product.
Reklam, ürünü satmak için gerçekten nostalji ile **oynadı**.
Don't let them play upon your guilt to get what they want.
Onların, istediklerini almak için suçluluk duygunla **oynamalarına** izin verme.