"placate" بـTurkish
التعريف
Birinin öfkesini veya üzüntüsünü, ona hoşuna gidecek bir şey söyleyerek ya da yaparak hafifletmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu kelime resmidir, genelde birinin öfkesini yatıştırmak için davranış veya sözle kullanılan bir ifadedir. 'try to placate', 'placate someone with' gibi kalıplarla kullanılır. Günlük konuşmada sık kullanılmaz.
أمثلة
She tried to placate the crying child by giving him a toy.
Ağlayan çocuğu bir oyuncak vererek **yatıştırmaya** çalıştı.
He brought flowers to placate his angry girlfriend.
Kızgın kız arkadaşını **yatıştırmak** için çiçek getirdi.
The manager tried to placate the customers by offering a discount.
Müdür, müşterileri **yatıştırmak** için indirim teklif etti.
Don’t just try to placate me with empty promises.
Beni boş vaatlerle **yatıştırmaya** çalışma.
She tried to placate her boss after missing the deadline, but he was still upset.
Son teslim tarihini kaçırınca patronunu **yatıştırmaya** çalıştı ama o hâlâ kızgındı.
Gifts and compliments won’t always placate someone who feels wronged.
Hediyeler ve iltifatlar, kendini haksızlığa uğramış hisseden birini her zaman **yatıştırmaz**.