"pin up" بـTurkish
التعريف
Bir kağıt, fotoğraf ya da süslemeyi iğne veya raptiye ile duvara ya da tahtaya tutturmak. Saç veya kumaşı da iğneyle tutturmak anlamında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle gayriresmî konuşmalarda ve poster, duyuru ya da saç tutturmada kullanılır. 'Pin-up' (model fotoğrafı) ile karıştırılmamalı. Arkasından genellikle nesne gelir.
أمثلة
Let's pin up the schedule on the wall.
Programı duvara **iğneyle tutturalım**.
She wants to pin up some photos in her room.
Odasında birkaç fotoğrafı **iğneyle tutturmak** istiyor.
You can pin up your hair for the party.
Parti için saçını **iğneyle tutturabilirsin**.
I always forget to pin up important notes, then I lose them.
Önemli notları **iğneyle tutturmayı** hep unutuyorum, sonra da kaybediyorum.
Could you pin up this poster for me? I can't reach.
Bu posteri benim için **iğneyle tutturur musun**? Ben yetişemiyorum.
Whenever it's windy, I have to pin up the curtains or they'll flap everywhere.
Rüzgâr olduğunda perdeleri **iğneyle tutturmak** zorundayım, yoksa her yere savruluyorlar.