"phobic" بـTurkish
التعريف
Bir şeye karşı mantıksız ve yoğun korku veya tiksinti yaşayan, genellikle tıbbi bir durum olan fobisi olan kişileri tanımlar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle son ek olarak (‘-fobik’: ör. ‘araniofobik’) kullanılır, tek başına çok nadiren görülür. Sadece ‘hoşlanmamak’tan çok daha şiddetli ve irrasyonel bir korku ifade eder.
أمثلة
He is phobic about flying.
O uçmaktan **fobik** derecede korkar.
Some people are phobic of dogs.
Bazı insanlar köpeklerden **fobik** derecede korkar.
She became phobic after the accident.
Kazadan sonra **fobik** oldu.
I’m not exactly phobic, but I really hate small spaces.
Tam olarak **fobik** değilim ama dar alanlardan gerçekten hoşlanmıyorum.
He's so phobic about germs, he always carries hand sanitizer.
Mikroplar konusunda o kadar **fobik** ki, sürekli el dezenfektanı taşır.
People sometimes make jokes, but being phobic is actually difficult to live with.
İnsanlar bazen şaka yapar ama **fobik** olmak gerçekten zor bir durumdur.