"peacekeeper" بـTurkish
التعريف
Barış gücü askeri, genellikle asker veya polis olan ve özellikle Birleşmiş Milletler gibi uluslararası görevlerde çatışma bölgelerinde barışı sağlamaya çalışan kişidir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'barış gücü askeri' ifadesi, sıklıkla Birleşmiş Milletler askerleri için kullanılır. Yerel polis için kullanılmaz. 'peacemaker' (arabulucu) ile karıştırılmamalıdır.
أمثلة
A UN peacekeeper helps prevent fighting in war zones.
Birleşmiş Milletler **barış gücü askeri** savaş bölgelerinde çatışmaları önlemeye yardımcı olur.
The peacekeeper wore a blue helmet.
**Barış gücü askeri** mavi bir kask takıyordu.
Many countries send peacekeepers to help keep order.
Birçok ülke düzeni sağlamak için **barış gücü askerleri** gönderir.
After the conflict, peacekeepers stayed to help rebuild the community.
Çatışmadan sonra, **barış gücü askerleri** toplumu yeniden inşa etmeye yardım etmek için kaldı.
He acted as a peacekeeper between his two arguing friends.
İki tartışan arkadaşı arasında **barış gücü görevlisi** gibi davrandı.
Being a peacekeeper isn’t easy when tensions run high.
Gerilim yüksek olduğunda **barış gücü askeri** olmak kolay değildir.