"pay the penalty" بـTurkish
التعريف
Yanlış ya da yasak bir şey yaptıktan sonra olumsuz sonuç veya ceza almak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Biraz resmidir; hukuk, ahlak veya sporla ilgili durumlarda kullanılır. Maddi ödeme için kullanılmaz. "pay the price" ile benzer anlamda.
أمثلة
If you break the law, you must pay the penalty.
Eğer yasaları çiğnersen, **cezayı çekmek** zorundasın.
He cheated in the exam and had to pay the penalty.
Sınavda kopya çekti ve **cezayı çekmek** zorunda kaldı.
Anyone who lies will eventually pay the penalty.
Kim yalan söylerse sonunda **cezayı çekmek** zorunda kalır.
After ignoring his health for years, he finally had to pay the penalty.
Yıllarca sağlığını önemsemeyen adam sonunda **cezayı çekmek** zorunda kaldı.
You knew the rules, so now you have to pay the penalty.
Kuralları biliyordun, şimdi **bedelini ödemek** zorundasın.
Sometimes it takes losing everything to really pay the penalty for your actions.
Bazen insan her şeyini kaybetmeden gerçekten **bedelini ödemiş** olmuyor.