اكتب أي كلمة!

"parental" بـTurkish

ebeveyne aitebeveynsel

التعريف

Anne-baba ya da ebeveynlerle, onların rolleri veya sorumluluklarıyla ilgili olan.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

'parental control', 'parental leave', 'parental guidance', 'parental consent' gibi kalıplaşmış ifadelerde sıkça geçer. 'Anne-babam' gibi bireysel kullanımda yaygın değildir, daha resmidir.

أمثلة

She set up parental controls on her kids' tablets.

Çocuklarının tabletlerine **ebeveyn** denetimi kurdu.

He took six months of parental leave after the baby was born.

Bebek doğduktan sonra altı ay **ebeveyn** izni aldı.

The movie requires parental guidance for children under 12.

Bu film, 12 yaş altı için **ebeveyn** rehberliği gerektirir.

There's a lot of parental pressure in this neighborhood — everyone expects their kids to get into top universities.

Bu mahallede çok fazla **ebeveyn** baskısı var — herkes çocuklarının en iyi üniversitelere girmesini bekliyor.

Kids need parental consent before they can go on the school trip.

Çocuklar, okul gezisine gitmeden önce **ebeveyn** izni almalı.

She felt her parental instincts kick in the moment she held the baby.

Bebeği kucağına aldığı an **ebeveynsel** içgüdüleri harekete geçti.