اكتب أي كلمة!

"paralytic" بـTurkish

felçlifelç edici

التعريف

Vücudunun tamamı ya da bir kısmı hareket edemeyen, felç geçirmiş kişi veya nesne. Bazen tamamen hareketsiz ya da etkisiz kalan durumlar için de kullanılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Tıp terimi olarak yaygındır; 'paralytic with fear' gibi korkudan hareketsiz kalma durumlarında da mecaz anlamda kullanılır. Günlük konuşmada nadiren geçer.

أمثلة

The accident left him paralytic in both legs.

Kazadan sonra iki bacağı da **felçli** kaldı.

A paralytic patient needs special care.

Bir **felçli** hastanın özel bakıma ihtiyacı vardır.

The disease can cause paralytic symptoms.

Hastalık **felçli** semptomlara yol açabilir.

He sat there, paralytic with fear when he heard the noise.

O, sesi duyunca korkudan **felçli** gibi oturakaldı.

The toxin has a paralytic effect on muscles.

Toksin kaslar üzerinde **felç edici** etki gösterir.

After drinking too much, he was almost paralytic at the party.

Çok içtikten sonra, partide neredeyse **felçli** gibiydi.