"pal around" بـTurkish
التعريف
Birisiyle samimi olarak, özellikle rahat bir şekilde vakit geçirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gayri resmi ve daha çok Amerikan İngilizcesinde duyulur. Arkadaşça, rahatça zaman geçirmek için, romantik anlamı yoktur. Sıklıkla 'pal around with' ile kullanılır.
أمثلة
They always pal around after school.
Onlar her zaman okuldan sonra **beraber takılır**.
Do you want to pal around this weekend?
Bu hafta sonu **beraber takılmak** ister misin?
Jake and Tom pal around at the park every Saturday.
Jake ve Tom her cumartesi parkta **takılırlar**.
I've seen her pal around with the new kids a lot lately.
Onu son zamanlarda yeni gelenlerle sıkça **takılırken görüyorum**.
Those two love to pal around and get into trouble.
O ikisi birlikte **takılmayı** ve sorun çıkarmayı çok seviyor.
If you pal around with him, you'll never be bored.
Onunla **takılırsan**, asla sıkılmazsın.