"overturning" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi ters çevirmek ya da bir karar, yasa veya sonucun resmi olarak iptal edilmesi.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Fiziksel devrilmeler (ör: tekne) ve mahkeme veya resmi kararların iptalinde kullanılır. Günlük fikri değişiklikler için kullanılmaz.
أمثلة
The overturning of the boat left everyone in the water.
Teknenin **devrilmesi** herkesi suya attı.
The court's overturning of the law surprised many people.
Mahkemenin yasanın **bozulması** birçok kişiyi şaşırttı.
Scientists studied the overturning of rocks caused by the earthquake.
Bilim insanları deprem sonucu kayaların **devrilmesini** inceledi.
The government faced protests after the overturning of the new rule.
Yeni kuralın **bozulmasından** sonra hükümet protestolarla karşılaştı.
There's been a lot of debate about the recent overturning of the election results.
Son seçim sonuçlarının **bozulması** hakkında çokça tartışma yapıldı.
The team's victory depended on the overturning of an earlier decision by the referee.
Takımın galibiyeti, hakemin önceki kararının **bozulmasına** bağlıydı.