"overshadow" بـTurkish
التعريف
Bir kişi ya da şeyin öne çıkması nedeniyle diğerlerinin daha az fark edilmesine ya da önemsiz görünmesine neden olmak. Gerçek anlamda gölge düşürmek de olabilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok mecaz anlamda ve resmi ya da edebi ortamlarda kullanılır. Duygu, olay ya da kişilerle sıkça geçer. 'outshine' parlaklığı vurgularken 'overshadow' görünürlüğü/önemi azaltır.
أمثلة
The tall building overshadows the small house.
Yüksek bina küçük evi **gölgede bırakıyor**.
Her success overshadowed her brother's effort.
Onun başarısı, kardeşinin çabalarını **gölgede bıraktı**.
Clouds overshadowed the city all day.
Bulutlar bütün gün şehri **gölgeledi**.
I felt like my problems overshadowed our vacation.
Sorunlarımın tatilimizi **gölgede bıraktığını** hissettim.
Don't let one mistake overshadow everything you've done.
Bir hatanın yaptıklarının tamamını **gölgede bırakmasına** izin verme.
His bad attitude sometimes overshadows his talent.
Kötü tavrı bazen yeteneğini **gölgede bırakıyor**.