"overabundance" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin ihtiyaçtan ya da istekten çok daha fazla olması durumu. Genellikle olumsuz etkiler için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu kelime resmî ve akademik ortamlarda geçer ve çoğunlukla olumsuz sonuçlar için kullanılır; örn. 'fazla bilgi kafa karıştırır.' Olumlu durumlara nadiren uygundur.
أمثلة
There is an overabundance of food at the party.
Partide **aşırı bolluk** yemek var.
An overabundance of information can be confusing.
Bilginin **aşırı bolluğu** kafa karıştırıcı olabilir.
The rain led to an overabundance of water in the garden.
Yağmur, bahçede suyun **aşırı bolluğu**na neden oldu.
We have an overabundance of choices these days—sometimes it's hard to decide.
Günümüzde **aşırı bolluk** seçenek var—bazen karar vermek zor.
The report warns about the overabundance of plastic waste in the ocean.
Rapor, okyanustaki plastik atığın **aşırı bolluğu** konusunda uyarıyor.
If there's an overabundance of volunteers, we'll have to turn some people away.
**Aşırı bolluk** gönüllü olursa, bazılarını geri çevirmek zorunda kalacağız.