"orchestrating" بـTurkish
التعريف
Karmaşık bir işin, projelerin veya etkinliklerin tüm bölümlerini uyum içinde ilerleyecek şekilde düzenlemek ve yönetmek. Müzikte orkestraya uygun aranje etmek anlamına da gelir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle iş dünyasında, organizasyonlarda veya resmi durumlarda kullanılır. Yani, 'orchestrating a campaign', 'orchestrating a plan' gibi ifadelerde denk gelebilirsiniz. Gündelik konuşmada nadiren geçer.
أمثلة
She is orchestrating the school play this year.
Bu yıl okul tiyatrosunu **yönetiyor**.
The manager is orchestrating a big meeting.
Yönetici büyük bir toplantıyı **düzenliyor**.
He is orchestrating the music for the concert.
Konser için müziği **orkestrasyon yapıyor**.
You've been orchestrating this surprise party for weeks, haven't you?
Bu sürpriz partiyi haftalardır **yönetiyorsun**, değil mi?
She was quietly orchestrating everything behind the scenes.
O, perde arkasında sessizce her şeyi **düzenliyordu**.
Tech companies are orchestrating global launches for their new products.
Teknoloji şirketleri yeni ürünlerinin küresel lansmanlarını **düzenliyor**.