"on your person" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi fiziksel olarak üzerinde taşımak; cebinde veya çantanda olması gibi. Genellikle kimlik veya para gibi önemli eşyalar için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Biraz resmi/hukuki bir ifadedir; genelde polis veya güvenlikte kullanılır. Eşyaların üzerinde taşındığını, mekânda olmanın ötesini ifade eder. Büyük nesneler için kullanılmaz.
أمثلة
Always keep your passport on your person when traveling.
Seyahat ederken pasaportunu **üzerinde** taşı.
Do you have any cash on your person right now?
Şu anda üzerinde **nakit** var mı?
Weapons are not allowed on your person inside the building.
Binada **üzerinde** silah bulundurmak yasaktır.
Sorry, I don't have my ID on my person—I left it at home.
Üzgünüm, kimliğim şu an **üzerimde** değil—evde unuttum.
During the search, the officer found nothing illegal on his person.
Arama sırasında memur onun **üzerinde** hiçbir yasadışı şey bulamadı.
It's smart to keep some emergency cash on your person just in case.
Ne olur ne olmaz, bir miktar acil durum parası **üzerinde** taşımak akıllıca.