"on your behalf" بـTurkish
التعريف
Biri senin adına bir şey yaparsa, seni temsil ederek veya senin yerine o işi yapar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi, hukuki veya iş ortamlarında sık kullanılır. 'Kendi yararına' anlamından farklıdır, çoğunlukla izinle başkası adına hareket edilir.
أمثلة
I spoke to the manager on your behalf.
Müdürle **senin adına** konuştum.
She signed the contract on your behalf.
Sözleşmeyi **senin adına** imzaladı.
Can I collect your package on your behalf?
Paketi **senin adına** alabilir miyim?
Don’t worry, I’ll handle everything on your behalf while you're away.
Endişelenme, sen yokken her şeyi **senin adına** halledeceğim.
The lawyer can make decisions on your behalf in court.
Avukat, mahkemede **senin adına** karar verebilir.
If you can't make it, I’ll vote on your behalf at the meeting.
Gelemezsen toplantıda **senin adına** oy kullanırım.