"on the brain" بـTurkish
التعريف
Bir şeyi sürekli düşünmek, aklından atamamak ya da bir şeye takılı kalmak anlamında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'başında' veya 'aklında' anlamında, informal konuşmada kullanılır. Özellikle bir şeye takılı kalmak, sürekli düşünmek gibi durumlarda söylenir; tıbbi durumu anlatmaz.
أمثلة
Lately, I've had soccer on the brain.
Son zamanlarda aklımdan çıkmıyor, sadece futbol **kafaya taktım**.
She has exams on the brain and can't relax.
Onun **aklında** sadece sınavlar var, rahatlayamıyor.
If you have chocolate on the brain, it's hard to eat healthy food.
Eğer **akıldan çıkmıyorsa** çikolata, sağlıklı beslenmek zordur.
He can't stop talking about his new car—he's got it on the brain.
Yeni arabasından durmadan bahsediyor—tam anlamıyla **kafaya takmış**.
I’ve had that song on the brain all week. It won’t go away!
Bütün hafta o şarkı **aklımda**. Gitmek bilmiyor!
Why are you so quiet? Got something on the brain?
Neden bu kadar sessizsin? **Aklında** bir şey mi var?