"on the bench" بـTurkish
التعريف
Sporlarda, 'on the bench' ifadesi yedek kulübesinde olup oyunda aktif olmayan oyuncuyu ifade eder. Bazen herhangi bir faaliyete katılmadığınızda da kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu ifade çoğunlukla futbol, basketbol gibi takım sporlarında kullanılır. 'sit on the bench', 'left on the bench' gibi kalıplarla birlikte görülür. Hukuk terimi olarak karıştırmayın.
أمثلة
He spent the whole game on the bench.
O bütün maçı **yedek kulübesinde** geçirdi.
Only five players can be on the bench at a time.
Aynı anda sadece beş oyuncu **yedek kulübesinde** olabilir.
Coach told me to wait on the bench until halftime.
Antrenör bana devre arasına kadar **yedek kulübesinde** beklememi söyledi.
I'm tired of always being on the bench—I want to play!
Artık sürekli **yedek kulübesinde** olmaktan bıktım, oynamak istiyorum!
After his injury, he spent a month on the bench before returning.
Sakatlıktan sonra, sahalara dönmeden önce bir ay **yedek kulübesinde** kaldı.
When the project started, I felt on the bench because I wasn't assigned any tasks yet.
Proje başladığında, bana henüz görev verilmediği için kendimi **yedek kulübesinde** gibi hissettim.