"odious" بـTurkish
التعريف
Aşırı derecede kötü, tiksinti ve nefret uyandıran, ahlaken veya duygusal olarak kabul edilemez bir davranış ya da şey.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çok güçlü ve resmî bir kelimedir; günlük dilde nadiren kullanılır. Genellikle ahlaken çok yanlış veya iğrenç davranışlar için, örneğin 'odious crime' (iğrenç suç) gibi kullanılır.
أمثلة
Everyone agreed that the smell was odious.
Herkes kokunun **iğrenç** olduğunda hemfikirdi.
His odious behavior shocked his friends.
Onun **iğrenç** davranışları arkadaşlarını şoke etti.
Lying to your friends is an odious thing to do.
Arkadaşlarına yalan söylemek **iğrenç** bir davranıştır.
I can't believe she got away with such an odious act.
Böyle bir **iğrenç** davranışla paçayı sıyırdığına inanamıyorum.
That kind of betrayal is just odious—nobody deserves it.
Bu tür ihanet tam anlamıyla **iğrenç**—kimse bunu hak etmiyor.
Politicians who spread hatred are engaging in odious behavior.
Nefret yayan politikacılar **iğrenç** davranışlarda bulunuyor.