"obvious" بـTurkish
التعريف
Düşünmeden kolayca fark edilen ya da anlaşılan, çoğu kişi için açık olan bir durum.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Günlük konuşmalarda sık kullanılır. 'Açık ki...' veya 'Bana göre açık...' gibi ifadelerle gelir. Karşı tarafın bilmesi gerektiğini ima ettiği için bazen kaba algılanabilir, dikkatli kullanın.
أمثلة
The answer is obvious.
Cevap **açık**.
It was obvious that he was tired.
Onun yorgun olduğu **açıktı**.
She made it obvious that she was upset.
Üzgün olduğu **açıkça** belli etti.
It was pretty obvious from the way he looked at her.
Ona bakış şeklinden bu **açıktı**.
I don't want to state the obvious, but we need more time.
**Açık** olanı söylemek istemem ama daha fazla zamana ihtiyacımız var.
By that point, it was obvious we weren't going to agree.
O noktada artık anlaşamayacağımız **açık** olmuştu.