"nub" بـTurkish
التعريف
‘Nub’, küçük bir çıkıntı ya da yumru anlamına gelir; ayrıca bir konunun en önemli veya merkezi noktası olarak da kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Fiziksel anlamda ‘çıkıntı’ kullanılır, mecazi olarak ise ‘öz’ veya ‘asıl konu’. 'The nub of the problem' ifadesiyle bir sorunun en önemli kısmı kastedilir.
أمثلة
There is a small nub on the pencil.
Kurşun kalemin üstünde küçük bir **çıkıntı** var.
A nub formed where the tree branch was cut.
Ağaç dalı kesilince orada bir **çıkıntı** oluştu.
Let's get to the nub of the problem.
Haydi, sorunun **özüne** geçelim.
He only listened for the nub of her argument, not the details.
O, sadece onun argümanının **özünü** dinledi, ayrıntılara bakmadı.
The chalk wore down until only a tiny nub was left.
Tebeşir aşındı, geriye sadece küçük bir **çıkıntı** kaldı.
If you can't explain the nub of your idea simply, it's too complicated.
Fikrinin **özünü** basitçe açıklayamıyorsan, çok karmaşık demektir.