"notoriety" بـTurkish
التعريف
Bir kişinin veya kurumun olumsuz bir nedenden dolayı yaygın olarak tanınması durumu.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Her zaman olumsuz anlam taşır; 'fame' (ün) ile karıştırmayın. Daha çok medya veya resmi ortamlarda kullanılır. 'gained notoriety', 'achieved notoriety' kalıpları yaygındır.
أمثلة
The criminal's notoriety made him a household name.
Suçlunun **kötü şöhreti** onu herkesin tanıdığı biri yaptı.
She gained notoriety after the scandal.
Skandaldan sonra **kötü şöhret** kazandı.
His actions brought him unwanted notoriety.
Yaptıkları ona istenmeyen **kötü şöhret** getirdi.
The chef’s bizarre recipes earned him both fame and notoriety in the city.
Şefin tuhaf tarifleri ona şehirde hem ün hem de **kötü şöhret** kazandırdı.
The company achieved notoriety after its environmental violations were exposed.
Şirketin çevre ihlalleri ortaya çıkınca **kötü şöhret** kazandı.
He enjoys his notoriety and often makes jokes about it.
**Kötü şöhretinden** hoşlanıyor ve bununla sıkça şaka yapıyor.