"nevertheless" بـTurkish
التعريف
Daha önce söylenenin aksine bir şeyin yine de doğru veya gerçekleştiğini ifade eder. Genellikle zıt iki cümleyi birbirine bağlar.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
‘Still’ veya ‘anyway’den daha resmidir; genellikle yazılı ve dikkatli konuşmalarda görülür. İki tam cümleyi birbirine bağlar. ‘However’a benzer ancak ‘buna rağmen’ anlamı daha vurguludur. Fazla samimi sohbetlerde aşırı kullanmaktan kaçının.
أمثلة
It was raining; nevertheless, we went for a walk.
Yağmur yağıyordu; **yine de**, yürüyüşe çıktık.
The test was hard. Nevertheless, she passed.
Sınav zordu. **Yine de**, o geçti.
He was tired; nevertheless, he finished his work.
Yorgundu; **yine de**, işini bitirdi.
I don't totally agree with their plan; nevertheless, I can see why they chose it.
Onların planına tamamen katılmıyorum; **yine de**, neden bunu seçtiklerini anlıyorum.
The deadline is close. Nevertheless, we still have time to fix a few things.
Son tarih yakın. **Yine de**, bazı şeyleri düzeltmek için zamanımız var.
It wasn't the job I expected; nevertheless, it taught me a lot.
Beklediğim iş değildi; **yine de**, bana çok şey öğretti.