"neutral" بـTurkish
التعريف
Bir çatışma veya tartışmada taraf tutmayan; ayrıca, renk veya ton gibi belirgin bir özelliği olmayan şeyler için de kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Sıklıkla 'neutral stance', 'neutral color', 'neutral position' ile birlikte kullanılır. Kişileri, nesneleri veya anlatım tarzını tanımlarken yaygındır. 'Uninterested' ile karışmamalı; 'tarafsız' biri ilgisiz değil, sadece taraf seçmez.
أمثلة
The judge must remain neutral during the trial.
Hakim duruşma boyunca **tarafsız** kalmalıdır.
Her shirt is a neutral color.
Onun gömleği **nötr** bir renkte.
Switzerland stayed neutral in the war.
İsviçre savaşta **tarafsız** kaldı.
If you can't decide, it's okay to stay neutral.
Karar veremiyorsan, **tarafsız** kalmak sorun değil.
He prefers neutral tones in his living room for a calm look.
Oturma odasında sakin bir hava için **nötr** tonları tercih eder.
In this debate, I'll stay neutral and just listen.
Bu tartışmada **tarafsız** kalacağım ve sadece dinleyeceğim.