"nestle" بـTurkish
التعريف
Birine ya da bir şeye yakın bir şekilde rahatça uzanmak veya oturmak; ayrıca bir yerin içinde veya arasında rahatça konumlanmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle betimleyici ya da resmi ifadelerde kullanılır; 'in', 'against', 'into' ile birlikte sık geçer. Hem insanlar, hayvanlar hem de nesneler için söylenebilir. 'snuggle' daha samimi; 'nestle' ise pozisyon ve rahatlık odaklıdır.
أمثلة
The baby nestled in her mother's arms.
Bebek annesinin kollarına **sokuldu**.
Our cottage nestles among the trees.
Kulübemiz ağaçların arasında **yerleşmiş**.
She likes to nestle into the couch with a good book.
İyi bir kitapla kanepeye **sokulmayı** sever.
I love how the town nestles in the hills, almost hidden from view.
Kasabanın tepeler arasında **yerleşmiş** ve neredeyse görünmez oluşunu seviyorum.
The puppy nestled up against my leg and fell asleep.
Yavru köpek bacağıma **sokulup** uyudu.
As the storm raged, we nestled inside by the fire, safe and warm.
Fırtına sürerken, şöminenin yanında **rahatça yerleştik**, güvende ve sıcaktık.