"mumbles" بـTurkish
التعريف
Sesi kısık ve anlaşılmaz şekilde konuşmak, söylenenlerin anlaşılmasını zorlaştırmak. Genellikle biri utandığında ya da açıkça konuşmak istemediğinde olur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok samimi ortamlarda kullanılır; çoğunlukla birisi çekindiğinde ya da istemeden konuştuğunda geçer. 'mutters' ise daha çok sinirli veya rahatsız anlarda söylenenler için.
أمثلة
He mumbles when he is nervous.
O, heyecanlanınca **mırıldanır**.
She always mumbles her answer in class.
O, sınıfta her zaman cevabını **mırıldanır**.
I can't understand him when he mumbles.
O **mırıldandığında** onu anlayamıyorum.
He mumbles something under his breath and walks away.
O, ağzının içinde bir şeyler **mırıldanıp** uzaklaştı.
Stop mumbling and speak up!
**Mırıldanmaktan** vazgeç ve yüksek sesle konuş!
The actor mumbles his lines, so it's hard to follow the movie.
Oyuncu repliklerini **mırıldanıyor**, bu yüzden filmi takip etmek zor.