اكتب أي كلمة!

"monger" بـKorean

상인선동가(부정적 의미)

التعريف

Belirli bir şeyi satan ya da korku gibi olumsuz fikirleri yayan kişidir.

ملاحظات الاستخدام (Korean)

'balıkçı', 'savaş çığırtkanı', 'korku tüccarı' gibi bileşik isimlerde geçer. Tek başına kullanımı eskimiş veya resmidir. Olumsuz anlamlarda sık rastlanır.

أمثلة

The fish monger sells fresh seafood every day.

Balık **satıcı**sı her gün taze deniz ürünleri satar.

She called him a fear monger because he kept spreading panic.

Sürekli panik yaydığı için ona **korku yaymacı** dedi.

The news story accused politicians of being war mongers.

Haber, politikacıları **savaş çığırtkanı** olarak suçladı.

He’s not just a rumor monger; he actually starts the gossip.

O sadece bir **dedikodu yaymacısı** değil; asıl dedikoduyu başlatan kişi.

Don’t listen to that old monger, she loves to exaggerate everything.

O yaşlı **kadın satıcı**yı dinleme, her şeyi abartmayı sever.

Back in medieval times, a cheese monger was an important person in the town.

Orta Çağ'da **peynir satıcısı** kasabada önemli biriydi.