"miss the boat" بـTurkish
التعريف
Harekete geçmek için geç kaldığı için bir fırsatı kaçırmak durumu.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu deyim gayri resmi konuşmalarda kullanılır ve gerçek bir tekneyi ifade etmez. Genellikle iş, yatırım veya kişisel fırsatlar için kullanılır.
أمثلة
If you don't apply soon, you'll miss the boat.
Yakında başvurmazsan **fırsatı kaçırırsın**.
Many people wanted tickets but they missed the boat.
Birçok kişi bilet istedi, ama **fırsatı kaçırdılar**.
He waited too long and missed the boat on getting that job.
O çok bekledi ve o işi alma konusunda **fırsatı kaçırdı**.
I was thinking about investing, but now it’s too late—I really missed the boat.
Yatırım yapmayı düşünüyordum, ama artık çok geç—gerçekten **fırsatı kaçırdım**.
Don’t miss the boat—this sale ends tonight!
**Fırsatı kaçırma**—bu indirim bu gece bitiyor!
She always makes quick decisions because she hates to miss the boat.
O her zaman hızlı karar verir çünkü **fırsatı kaçırmaktan** nefret eder.